Türkiye ekonomisi son 6 yılda yüzde 35 büyüdü
Türkiye ekonomisi, son 6 yıllık dönemde dünya ekonomisinin oldukça üzerinde bir performans sergileyerek kümülatif olarak yüzde 35 büyüdü. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu, Cihannüma Derneği ile İslam Ülkeleri Akademisyenler ve Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen ‘Türkiye Raporu: Alan Öngörüleri ve Politika Önerileri’ programında bu verileri paylaştı.
Türkiye ekonomisi dünya ortalamasını geride bıraktı
Cevdet Yılmaz, son 23 yılda dünya ekonomisinin ortalama yüzde 3,5 büyüdüğünü belirtirken, Türkiye ekonomisinin aynı dönemde ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydettiğini söyledi. Bu performansın dünya ortalamasının yaklaşık 1,8 puan üzerinde olduğuna dikkat çeken Yılmaz, ‘Bu büyük bir fark oluşturuyor aslında’ dedi.
İçindekiler
Yılmaz, son 6 yılda dünya ekonomisinin kümülatif olarak yalnızca yüzde 19 büyüdüğünü, Türkiye ekonomisinin ise aynı dönemde yüzde 35 büyümeyi başardığını vurguladı. Bu dönemde pandemi, bölgesel savaşlar ve tarihin en büyük depremi gibi zorluklarla karşılaşıldığını hatırlatan Yılmaz, ‘Alnımızın akıyla çok şükür bunu tamamladık’ ifadelerini kullandı.
Kişi başına gelir 18 bin doları aştı
Büyüme rakamlarıyla birlikte kişi başına gelirde de önemli bir artış yaşandı. Yılmaz, kişi başına gelirin 3 bin 600 dolar seviyesinden geçen yıl itibarıyla 18 bin doları aşan bir noktaya geldiğini açıkladı. Bu artış, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli büyüme potansiyelini ve krizlere karşı direncini ortaya koyuyor.
Öne Çıkan Gelişmeler
- Son 6 yılda Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüdü, dünya ekonomisi yüzde 19 büyüdü.
- Son 23 yılda Türkiye yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme ile dünya ortalamasının 1,8 puan üzerinde performans gösterdi.
- Kişi başına gelir 3 bin 600 dolardan 18 bin doların üzerine çıktı.
- Savunma sanayisinde yerli ve milli ürün oranı yüzde 80’in üzerine çıktı.
- Savunma sanayisi ihracatı 10 milyar doları aştı, Türkiye dünyanın 11’inci büyük ihracatçısı oldu.
Savunma sanayisinde yerli üretim oranı yüzde 80’i geçti
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin niteliksel dönüşümüne örnek olarak savunma sanayisini gösterdi. Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren ürünlerin yüzde 80’inden fazlasının yerli ve milli olduğunu belirten Yılmaz, ‘İhracatımız geçen sene 10 milyar doları aştı. Savunma sanayisinde dünyanın 11’inci ihracatçısıyız. Yakın gelecekte inşallah ilk 10 arasına gireceğiz’ dedi.
Yılmaz, kendi savunma sanayisini kuramamış bir ülkenin bağımsız dış politika izleyemeyeceğini vurgulayarak, ‘Dış politikada Türkiye bugün böyle bağımsız hareket edebiliyorsa, kendi kararını verip kendi iradesiyle işbirlikleri kurabiliyorsa, politika ortaya koyabiliyorsa, bu savunma sanayisiyle de çok yakından ilişkilidir’ diye konuştu.
Enerji ve su politikalarına vurgu
Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğunu belirten Yılmaz, ‘Cari açığı kalıcı şekilde aşağı çekmenin yolu bir taraftan sanayinin katma değerini artırmak, diğer taraftan ise enerjide bağımsızlığı sağlamak’ ifadelerini kullandı.
Su konusuna da değinen Yılmaz, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını, kişi başına düşen su tüketiminin giderek arttığını ve bu konuya daha çok kafa yorulması gerektiğini belirtti. Bu senenin su açısından bereketli bir yıl olduğunu ancak uzun vadeli planlamanın önemli olduğunu vurguladı.
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!