Çin’in ham petrol ithalatı Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre %40’ın üzerinde bir düşüşle günlük 7,2 milyon varile geriledi. Bu keskin düşüş, küresel petrol fiyatlarındaki artışı sınırlamaya yardımcı oldu. Ancak, Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ederse, azalan stoklar nedeniyle ham petrol fiyatlarının varil başına 120 dolara veya üzerine çıkabileceği öngörülüyor.
Analistler, bu düşüşün öncelikle Çin’in bir önceki yıllarda stok biriktirme politikasından stok kullanma politikasına geçişini yansıttığını belirtiyor. Bu durum, ülkede ani bir talep çöküşü yaşandığı anlamına gelmiyor.
İçindekiler
Stok Stratejisindeki Değişiklik ve İthalat Düşüşünün Arkasındaki Nedenler
Çin, 2025 yılında tahminen günlük 700.000 ila 1,1 milyon varil fazla ham petrol biriktirmişti. Liman stokları o tarihten beri keskin bir düşüş gösterdi. Ülkenin rafinerileri ve politika yapıcılar, mevcut arz şoku döneminde bu stratejik rezervleri kullanarak yeni alımları sınırlama yoluna gitti. Bu, ithalat rakamlarındaki belirgin düşüşün temel nedeni olarak gösteriliyor.
Son kullanıcı tarafındaki talep düşüşü ise daha sınırlı bir rol oynadı. ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, Çin’in petrol tüketimi Haziran ayında bir önceki yıla göre yaklaşık %5 azaldı. Elektrikli araçların benimsenmesi yakıt tüketimi üzerinde uzun vadeli bir baskı oluştursa da, bu tür yapısal bir değişimin birkaç ay içinde ithalattaki bu kadar büyük bir düşüşü tek başına açıklaması güç.
Çin’in Stratejik Petrol Rezervi ve Geleceğe Yönelik Senaryolar
Çin’in 2025 yılı sonunda tahminen 1,4 milyar varil ticari ve stratejik ham petrol rezervine sahip olduğu belirtiliyor. Bu miktar, savaş öncesi ithalat seviyelerine karşılık yaklaşık 120 günlük bir tüketime denk geliyor ve ABD’nin benzer rezervlerinin yaklaşık %70 üzerinde. Bu geniş stok kapasitesi, Çin’in mevcut düşük ithalat seviyelerini muhtemelen 2027 yılına kadar birkaç ay daha sürdürmesine olanak tanıyabilir.
Ancak bu stratejinin bir sınırı var. Stokları daha da düşürmek, ülkeyi olası yeni bir arz kesintisine karşı daha savunmasız bırakacaktır. Çin’in ithalat seviyelerinin savaş öncesi seviyelere dönmesinin pek mümkün görünmediği vurgulanıyor. Ham petrol fiyatları varil başına 60 dolar seviyesine gerileyip stok yeniden biriktirmeyi cazip kılana kadar bu trendin devam etmesi bekleniyor.
Hürmüz Boğazı Krizi ve Küresel Piyasalar İçin Risk Senaryosu
Çin’in azalan alımlarının küresel petrol piyasasını uzun süre korumayabileceği belirtiliyor. OPEC ülkeleri dışındaki gelişmiş ekonomilerin (OECD) ticari petrol stokları, İran çatışması başladığından beri düşmeye devam ediyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı’ndaki kapalılık süresi uzarsa daha sıkı arz koşullarının yaşanacağına işaret ediyor.
- Çin’in ham petrol ithalatı Haziran 2026’da yıllık %40’tan fazla düşüşle günlük 7,2 milyon varile geriledi.
- Bu seviye, savaş öncesi geçiş miktarının (günlük 4 milyon varilin üzerinde) altında ve Hürmüz’den geçen petrolün yaklaşık %30’una denk geliyor.
- Çin’in 2025’te biriktirdiği fazla stok, 1,4 milyar varile ulaştı ve bu rezerv şu anda stratejik amaçla kullanılıyor.
- ABD Enerji Bilgi İdaresi’ne göre Çin’in iç tüketimi ise aynı dönemde yaklaşık %5 azaldı.
- Capital Economics’e göre Hürmüz Boğazı kapalı kalırsa, stoklardaki erime nedeniyle fiyatlar 120 doların üzerine çıkabilir.
- Çin’in alımlarını eski seviyelerine döndürmesi için petrol fiyatlarının varil başına 60 dolar civarına gerilemesi gerekiyor.
| Gösterge | Değer | Detay |
|---|---|---|
| Çin Ham Petrol İthalatı (Haziran 2026) | Günlük 7,2 milyon varil | Yıllık %40’tan fazla düşüş |
| Çin Stratejik Ham Petrol Rezervi (2025 Sonu) | 1,4 milyar varil | Savaş öncesi yaklaşık 120 günlük ithalata eşdeğer |
| Çin Fazla Stok Biriktirmesi (2025) | Günlük 700.000 – 1,1 milyon varil | Liman stokları o tarihten beri keskin düştü |
| Çin Petrol Tüketim Azalması (Haziran 2026) | Yaklaşık %5 | ABD Enerji Bilgi İdaresi tahmini |
Çin’in ham petrol ithalatındaki keskin düşüş kısa vadede küresel fiyat artışını törpülemiş olsa da, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerilimin devam etmesi ve OECD stoklarındaki azalma, orta vadede ciddi bir arz riski oluşturuyor. Bu dengede, Çin petrol ithalatı politikasının ne kadar daha düşük seviyelerde ve ne süreyle devam edeceği kritik bir unsur olmaya devam edecek.