ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2026 Ağustos ayında açıkladığı faiz kararı, global emtia piyasalarında hafta boyunca belirleyici bir etki yarattı. Karar sındaki jeopolitik gelişmelerle birlikte Brent petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşanırken, değerli ve baz metaller ile tarım emtialarında ise genel olarak karışık bir seyir gözlendi. 2 Ağustos 2026 tarihli piyasa verilerine göre, Fed’in politika faizini sabit tutması ancak üyeler arasındaki görüş ayrılıklarının ortaya çıkması, piyasalarda oynaklığı artırdı.
Haftanın en önemli gelişmesi olan Fed faiz kararı, piyasa beklentileri doğrultusunda geldi ancak sonrasında yaşanan tartışma ve veriler, emtia fiyatlarında belirgin hareketlere neden oldu. Bu süreçte, ABD’de büyüme verilerinin zayıflaması ve enflasyon göstergelerinin yavaşlaması, merkez bankasının izleyeceği yol haritasına ilişkin belirsizlikleri tırmandırdı. Aynı dönemde Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, özellikle enerji piyasalarında risk priminin artmasına yol açtı.
İçindekiler
Fed Faiz Kararı ve Piyasa Tepkileri
Fed, politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı. Karar, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerinin oylarıyla 9’a karşı 3 oyla kabul edildi. Oylamada 3 üye 25 baz puanlık bir faiz artırımı lehine oy kullandı. Bu durum, Fed içindeki para politikasına ilişkin tartışmaların ve ayrışmanın net bir göstergesi olarak yorumlandı. Kararın ardından düzenlenen basın toplantısında Fed Başkanı Kevin Warsh, fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılıklarını vurgulayarak, yüzde 2’lik enflasyon hedefinden herhangi bir sapma olmayacağını belirtti.
Bu gelişmenin ardından piyasalarda belirsizlik arttı. Uzun vadeli tahvil faizleri yükseldi, dolar endeksinde dalgalanmalar izlendi. Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksindeki yıllık artışın haziran ayında yüzde 4,1’den yüzde 3,7’ye gerilemesi, eylül ayındaki toplantıya ilişkin faiz artırımı beklentilerini zayıflattı. Piyasa analistlerine göre, karar öncesinde yüzde 81’e kadar çıkan eylül faiz artırımı ihtimali, kararın ardından yüzde 65 civarına geriledi.
Değerli Metallerde Dolar ve Faiz Baskısı
Değerli metaller grubunda haftanın belirleyicisi ABD’deki veriler ve dolar-tahvil faiz hareketleri oldu. Fed’in sabit kararının ardından ilk etkide gerileyen değerli metaller, büyüme verisinin zayıf gelmesi ve PCE enflasyonunun yavaşlamasıyla gelen alışlarla toparlanma denemesi yaptı. Ancak, Fed üyelerinin arasındaki görüş ayrılıkları ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş, altın ile gümüş fiyatlarını baskı altında tuttu. Haftanın son işlem gününde toparlanan dolar endeksi de bu baskıyı artırdı.
Haftalık kapanışlarda ons bazında platin yüzde 3,5, paladyum ise yüzde 2,7 değer kazanarak pozitif ayrıştı. Buna karşın, gümüş yüzde 0,9 ve altın yüzde 0,3 değer kaybetti. Küresel altın ve değerli metal fonlarına 29 Temmuz’da sona eren haftada giriş yaşanması, kayıpların sınırlanmasında etkili oldu.
Baz Metaller: Talep Endişesi ile Arz Sıkışıklığı
Baz metallerdeki fiyat hareketlerini şekillendiren iki temel zıt yön vardı. Bir taraftan Çin ekonomisine ilişkin talep endişeleri, diğer taraftan ise küresel bakır stoklarında yaşanan azalma. Çin’de resmi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) temmuzda 50,3’ten 49,2’ye düşerek daralma bölgesine geçmesi, sanayi emtialarına yönelik talep beklentilerini olumsuz etkiledi.
Bununla birlikte, küresel piyasalardaki kullanılabilir bakır stoklarının hızla erimesi fiyatlara destek verdi. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’ndaki bakır stokları, mart ayındaki 433 bin 458 tonluk zirveden 69 bin 610 tona kadar geriledi. Çin’in ithalat iştahını gösteren Yangshan bakır primi ise ton başına 115 dolarla dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD’de olası bakır ithalat tarifeleri kaynaklı fiyat farkı, bakırın küresel depolardan Amerikan piyasasına yönlendirilmesine neden olarak Londra ve Şanghay piyasalarındaki arzı daralttı.
Haftalık bazda tezgah üstü piyasalarda bakır yüzde 2,9, çinko yüzde 1,2 ve alüminyum yüzde 0,7 değer kazandı. Buna karşın kurşun yüzde 0,7 ve nikel yüzde 0,3 geriledi.
Enerji Piyasalarında Jeopolitik Oynaklık
Enerji grubunda fiyat hareketlerini Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, OPEC+’ın üretim politikaları ve ABD’nin stok verileri belirledi. Hafta başında ABD ile İran arasındaki saldırılara geçici olarak ara verilmesi, müzakere beklentilerini güçlendirdi ve petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azalttı. Ancak hafta sonunda saldırıların yeniden başlaması, enerji piyasalarındaki oynaklığın sürmesine neden oldu.
OPEC+ grubunun eylül ayı üretim hedefini günlük yaklaşık 188 bin varil artırabileceğine ilişkin beklentiler de fiyatları baskıladı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, stratejik petrol rezervleri hariç ticari ham petrol stokları 24 Temmuz’da sona eren haftada 7,2 milyon varil azalarak 404,5 milyon varile geriledi. Stoklardaki düşüş ve jeopolitik gerilim, Brent petrol deki kaybı sınırladı.
Doğal gazda ise yüksek üretim, bazı bölgelerdeki serin hava beklentileri ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesislerine yönelen akışların azalması fiyatları baskıladı. Depolardaki gaz miktarının beş yıllık ortalamanın üzerinde bulunması da düşüşü destekledi. Ancak, stoklardaki artışın piyasa beklentilerinin altında kalması kayıpların büyümesini engelledi. Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,6, doğal gazın fiyatı ise yüzde 0,7 geriledi.
Tarım Emtialarında Karışık Seyir
Tarım emtialarında fiyatlamaları ABD’deki hava koşulları, ürün gelişim raporları ve ihracat talepleri şekillendirdi. Buğday, soya fasulyesi ve mısır fiyatları, Orta Batı bölgesine yağış getirecek hava tahminleri ve yüksek küresel arz beklentileriyle geriledi. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) raporunda mısır ve soya fasulyesinin iyi ve mükemmel durumdaki payları gerilese de, ürünlerin beş yıllık ortalamanın ilerisinde geliştiği belirtildi.
Buğday da ABD kışlık hasadının yüzde 81’e ulaşarak ortalamanın üzerine çıkması, küresel arzın yüksek kalacağı beklentisiyle fiyatları baskıladı. Rusya ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar ile Karadeniz’deki sevkiyat aksamaları ise düşüşü sınırladı. Pamuk fiyatları, güçlü yeni sezon ihracat satışları ve teknik alışlarla yükseldi. Gana Kakao Kurulunun gelecek sezon üretiminin en az yüzde 16 azalabileceği tahmini ise kakao fiyatlarını destekledi.
Haftalık kapanışlarda kile başına fiyatlar Chicago Ticaret Borsası’nda buğdayda yüzde 5,9, soya fasulyesinde yüzde 5,2, mısırda yüzde 4,9 ve pirinçte yüzde 0,1 geriledi. Intercontinental Exchange’te libre bazında pamuk yüzde 2,1 artarken, şeker yüzde 0,3 ve kahve yüzde 0,1 düştü. Kakaonun ton başına fiyatı haftayı yüzde 0,3 yükselişle tamamladı.
Piyasalar İçin Kritik Veriler ve Son Durum
Fed’in Faiz Kararı sonrası emtia piyasalarında izlenen hareketin özeti, belirsizlik ve zıt yönlü baskıların bir arada yaşanmasıdır. Ekonomik faaliyetin ivme kaybetmesi, enflasyonun yavaşlaması ve merkez bankasının iç tartışmaları, piyasalarda yön belirlemeyi zorlaştırmaktadır. ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,5 büyümesi, ilk çeyrekteki yüzde 2,1’lik büyümenin altında kalarak resesyon endişelerini gündeme getirdi.
| Emtia Grubu | Haftalık Yüzde Değişim | Önemli Veri / Sebep |
|---|---|---|
| Brent Petrol | % 4,6 (Düşüş) | Orta Doğu’da ateşkes beklentisi, OPEC+ arz artışı |
| Altın (Ons) | % 0,3 (Düşüş) | Fed belirsizliği, dolar ve tahvil faizi baskısı |
| Bakır | % 2,9 (Yükseliş) | Küresel stoklarda keskin düşüş |
| Buğday | % 5,9 (Düşüş) | ABD’de iyi hava tahmini, yüksek küresel arz |
| Kakao | % 0,3 (Yükseliş) | Gana’da üretim tahmini düşüşü |
Fed faiz kararı ve sonrasındaki gelişmeler, emtia piyasalarında kısa ve orta vadeli fiyatlamaların ana belirleyicisi olmaya devam ediyor. Enerji cephesinde jeopolitik riskler, metal tarafında Çin talebi ve stok verileri, tarımda ise hava koşulları ve ihracat dinamikleri piyasaların odak noktasında bulunuyor. Tüm bu faktörler, emtia fiyatlarında belirsizlik ve oynaklık döneminin süreceğine işaret ediyor.